Mitoloji (Mythologia) Nedir? Mitler (Mythos) Nasıl Doğmuştur?

TAKİP ET

İlkin söz vardı, der kitap. Eski Yunan dilinde söz kavramını vermek için bir değil, üç sözcük vardı:

“Mythos, Epos, Logos”

Mythos; söylenen veya duyulan sözdür. Mythos’a pek güven olmaz çünkü insanlar gördüklerini, duyduklarını kendilerine göre bir çok yalanla süsler.

 

“Venüs ve Üç Güzellerin Genç Kadına Hediyesi” Sandro Botticelli – 1486

Mitler, hayal gücünü canlı tutsun diye vardır” der, Albert Camus

Bu yüzdendir ki Mythos, Herodot’a göre:

“Tarihi değeri olmayan güvenilmez söylencedir.”

Platon ise miti, “gerçeklerle ilişkisiz, uydurma masallar” diye tanımlar.

Mythos’u öğrendik, sıra Epos’ta! Peki nedir Epos?

Epos, belli bir düzen ve ölçüye göre söylenen okunan sözdür.  Epos, insana tanrının armağanıdır; bu nedenle bir ozan, güzel sözleri bir araya getirerek dinleyicisini büyüler. Ozanın sözünü tanımlayan epos, böylece şiir, destan, ezgi gibi edebi metinlerde dile gelen söz olmuştur.

Mythos ve Epos arasındaki bağ nedir?

Bu iki sözcük birbirini tamamlar.

Mythos; söylenen sözün, anlatılan öykünün içeriği;

Epos ise söylenen bu sözün ölçülü ve süslü tasvirlenmesidir.

Epos ne kadar güzelse mitosunda etkisi, kalıcılığı o kadar artar.

“Ulysses ve Büyücü” John William Waterhouse – 1900

Son olarak Logos kaldı.  ‘Logos’ sözcüğünü  başta Herakleitos olmak üzere İonya düşünürleri eski adlarıyla ‘physiologoi’ yani doğa bilginleri tanımlamıştır. Onlara göre Logos;

“Gerçeğin insan gözüyle dile getirilmesidir”

Logos; “söz, düşünce, akıl, söylem” gibi bir çok anlamı birlikte barındıran sözcüktür.

Logos kavramıyla açılan bu çığır dosdoğru bilime dönüşmüş, artık logos – logia’ herhangi bir araştırma dalında bilgini ve bilimi dile getirmek için kullanılan birer ek olmuş.

“Apollo ve Daphne” John William Waterhouse – 1908

‘Mythologia – Mitolojisözcüğünde, mythosla logosun, birbirine taban tabana zıt bu iki kavramın birleştiği görülür.

Mythos’a efsane, logia’ya bilim dersek; mythologia “efsaneler bilimi” anlamına gelmez mi?

Hem gelir hem gelmez!

“Pandora” John William Waterhouse – 1896

Erken ilkçağda, mitoloji  bugünkü taşıdığı kadar geniş bir anlam taşımamıştır hiçbir zaman.

“Masal ve efsanelerin toplanıldığı kitap” denilmiştir mythologia için.

Mythos, çok tanrılı bir dinin tanrıları üstüne anlatılan efsane, mytologia bu efsanelerin bir araya getirilerek oluşturulduğu kitap olduğuna göre ilk akla gelen mythologia’nın bir din kitabı hatta ilk din kitabı olduğu yönündedir.

Ama değildir. Hiçbir zaman olmamıştır. Çünkü bu efsaneler, inanç (tek tanrılı dinlerde) düzeyine yükselmemiştir. Sözlü ya da yazılı sanat kollarında sürekli ilham kaynağı olup işlense de, gerçekliği kabul görmemiştir. Mythoslar, din adamının değil sanatçının uğraşı olmuştur.

“Pallas Athene ve Kentaur” Sandro Botticelli

Son olarak mit kavramı ve mitolojinin doğuşundan bahsedip yazımı sonlandıracağım.

İnsan ve dünyaya ilişkin her türlü olgunun kökenine bir yanıt arayan ve başlangıcın öyküsüne odaklanan mit, evrensel anlatıların oluşturduğu çok katmanlı bir kültür ögesidir.

Mitoloji, ihtiyaçtan doğmuştur, İnsanın kendinden üstün bir varlığa inanma ona güvenme isteği bunu gerçekleştirmesine sebep olmuştur. İnsanlar, evreni ve kendisini yaratanı merak etmiş buna bağlı bir inanç sistemi kurmuş, kendilerine ‘yaratılış öyküsü’ yazmıştır.Bu yüzden insanlık ne kadar zamandır varsa mitlerde o kadar eski ve gizemlidir.

 

İnternet Kaynakçası: https://www.istanbulsanatevi.com/

Kaynakça: Erhat, Azra (1996). Mitoloji Sözlüğü. Remzi Kitabevi


Yunan Mitolojisine Göre İnsanoğlunun Yaratılışı

Zeus Kimdir? 25 Maddede Tanrıların Tanrısı Zeus

Türk Mitolojisinde Hüma Kuşu (Talih Kuşu)

 

Cevap Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.