Şamanizm Nedir? Nasıl Şaman Olunur?

TAKİP ET

Merhabalar;

Uzun bir aranın ardından bu yazımızda Şamanizm’den bahsedeceğiz.

Son yıllarda adını tekrar çok kez duymaya başladığımız Şamanizm nedir? Nasıl Şaman olunur?

Öncelikle şamanizmle ilgili bilmemiz gereken bir şey var:

«Şamanizm asla bir din değildir. Şamanizm bir dünya görüşü, bir duruş ve bir felsefedir.» 

Şamanizm, her şeyin bir ruhu olduğuna başka bir deyişle, bir sahip ruhun olduğuna inananılan bir tür doğa felsefesidir. Bu bakış açısına ‘animizm’ diyoruz.

‘Animizm: Canlı ve cansız bütün varlıkların bir ruhu olduğu ve ruhlarla yönetildiği inancıdır.’

Peki Şamanizme Neden Animizm Diyoruz?

İnsanların doğanın bir parçası olarak görüldüğü ve onunla birebir ilişki içerisinde yaşadığı aynı zamanda kosmosun ve doğa üstü dünyanın seçilmişler; yani şamanlar tarafından ziyaret edilebilecek kadar yakın olduğu şamanların doğaya bakış açılarının temelini oluşturmaktadır. 

Avrasya şamanizminin doğa üstü felsefesini bu yüzden animizm olarak adlandırıyoruz.

Şaman Nedir? ya da Kimdir?

‘Şaman’ kelimesi aslında, Altay dillerindeki ortak bir kökten gelen tabirin Tunguzca söylenme şeklidir. Türkler bunun yerine ‘kam’, Moğollar ise, ‘böğe’ tabirini kullanırlar. Şaman sözüğü Avrupa’ da ilk olarak Eberhard lsbrand’ın 1693-1695 yıllarında yapmış olduğu Çin seyahati üzerine yayınlanan raporda kullanılmış.

Yani, Tunguzca ‘şaman’, Türkçe ‘kam’ ve Moğolca ‘böğe’ olarak geçen bu sözcük, bu inanışla ilgili ayini gerçekleştiren, ayinde büyüyü yapan, kişiye verilen sıfattır.

Günümüzdeki din adamları (papaz, imam, vs.) = Şamanizm inancındaki şamanlardır.

Bu doğa felsefesinin ana merkezi olan şamanlar, insanların dünyası ve ruhlar alemi arasında bir aracıdırlar. 

“Aracılık; bilinçli olarak yaratılan kendinden geçme haliyle takrar vücut bulmaktır. Normale dönmektir. “

Esrime Hali Nedir?

Şaman başka dünyaları (ruhlar alemi) ziyaret ederek oradaki ruhlarla konuşur. Ve bunu doğrudan etrafındakilere aktarır. 

Şamanın transa geçerek başka dünyaları ziyaret etme haline ‘Esrime’ denir.

Esrim, şamanların en önemli özelliklerinden biridir. 

Esrime Haline Nasıl Geçilir?

Şamanlar metinlerini, şarkılarını, yalvarmalarını, dualarını, şükranlarını şarkı olarak ya da müziği kullanarak davul gibi çeşitli enstürümanlar eşliğinde dile getirirler.

Sunumlarını, jest mimik oyunlarıyla ve kareografisi belirlenmiş dans figürleriyle yaparlar. Davullarla ve bazı halüsinasyona neden olacak maddelerle şamanın ruhsal ve duygusal durumu değişir.  Yani Esrime haline geçer. 

İsteyen Herkes Şaman Olabilir Mi?

Hayır

İnanışa göre şaman olacak kişinin diğer insanlara göre farklılıkları daha doğduğunda kendini beli etmeye başlar.  Ne gibi?

Örneğin vücutta bulunan fazla kemik

 Vücutta bulunan fazla kemik (nerede olursa olsun, ister el parmaklarında, bacaklarda, göğüs kafesinde hiç farketmez) şamanlık alameti olarak sayılır. 

Tabi burada birde genetik faktör var unutmamamız gereken. Kişinin sadece vücutta fazla kemiğinin bulunması yetmez aynı zamanda aile geçmişinde de şaman olan birilerinin olması gerekir. 

Ailede ki şaman öldüğünde onun şamanlık yeteneklerinin aile ferdlerinden birine aktarıldığına inanılır.

Şamanlık alameti, kişiye hastalık olarak gelir.  Bu hastalık hali ruhların şamanı çağırdığı şeklinde yorumlanır. Eğer kişi şaman olmayı redderse, ruhlar onu buna zorlar. 

Bu hastalık süreci, kişinin şaman olması için önemli bir aşamadır. İyileşme kendi kendine gerçekleşebilir ve topluluk için hastalığın iyileşmesi adayın sorunlarını yendiği, hastalığın ruhuna kıyasla kendi ruhunun daha güçlü olduğu ve bundan sonra başkalarını iyileştirme kudretine sahip olduğu anlamına gelir.

Şaman adayının topluluğa yapılacak hizmet için önce acıyı sonra şaman ustalığını üstlenmesi gerekir. 

Şamanın vücudundan parçalar keserek pişirirler hem onun acısını sınarlar hem de onu bütün acılarından arınıp daha da güçlenerek yeniden doğuşunu sembolize ederler.

Vücuttan parçalar kesme hali aynı zamanda bir esrime geçiş aşamasıdır.

İnanca göre acı olmadan şaman, gücüne ulaşamaz ve topluluğuna hizmet edemezdi.

Bu arada şunu da ekleyelim; şamanlar kendilerine asla ‘şaman’ demezler; bu hadaşmak olarak algılanır. Toplulukdaki diğer insanlar ona ‘şaman’ sıfatını takarlar.

Her şaman kendine ait bir ‘yardımcı hayvana’ sahiptir. Altay Türk şamanlarının başlık süslemelerinde baykuş ya da kartal tüyleri yardımcı ruhun biçimini sembolize eder.  

‘Yılan, Kertenkele, Baykuş, Kartal, Leopar, Ayı, Kurt’ gibi yardımcı hayvanlar bölgeye göre çeşitlilik gösterir.

Şaman kendisini kötülüklerden koruduğuna inanan ve öbür dünyaya geçişte kendisine yardım eden bu yardımcı ruhla adeta özdeşleşip onun yerini alır ve bu durum ona güç verir. Esrime halinde bu yardımcı hayvana dönüşür.

Şamanların Görevleri

Hastalıkların Sağaltılması

Hekimlik şamanların en çok sözü edilen özelliklerinden biridir.

Şaman mitlerine göre kişinin ruhu çalınırsa kişi hastalanırdı. Ve bu çalınan ruhu sadece şaman , başka ruhların yardımıyla bulup geri getirebilirdi.

Sağaltmak = İyileştirmek



(Yukarıdaki resimde Tuva şaman kadını göçebe bir ailenin en yaşlı üyesini sağaltıyor yani iyileştiriyor. Üstte suyla, ortada ateşle ve dumanla, altta ise bıçakla ya da demirle.)

Kurban Törenlerinin Yönetimi

Türk ve Moğol boyalarında kurban töreni yönetimi şamanlara aittir.

Altay civarındaki Türkler Göktanrı’ya beyaz, Toprakana’ya kahve ya da koyu renkli hayvanlar sunar. Kurban edilen hayvan genelde atlardır.

Fal ve Şükür

Şamanlar fala bakacakları zaman genelde bir tokmağı havaya atar, tokmağın, şamanın ne tarafına düştüğü; iyi yada kötü şansın beklediğini işaret eder.

Ruh Yönetimi

Ölülerin ruhlarının öteki dünyaya geçirilmesi şamanın aracılığıyla gerçekleşir.

Sanatçı olarak şaman

Şamanlar tek kişilik tiyatro oynuyormuşçasına öbür dünyaya yaptıkları ziyaretleri, şarkıları ve danslarıyla etraftakilere aktarırlar.

Aracı olarak şaman

Ritüellerde şaman, insanalar ve melekler arasında aracılık görevini üstleniyordu.

Şaman mitolojisi, evrenin çalışma sistemi ve dünyanın üç parçaya ayrılmış düzeni hakkında bilgi verir.

Şamanist dünya görüşüne göre üç kozmik kuşak vardır. Gökyüzü, yeryüzü ve yeraltı. Bu kozmik kuşaklar arasında iletişimi ve ulaşımı sağlayan şamandır.

Şamanist dünya görüşünde ortak fikre göre, yukarı 17 kattan, aşağı ise 7 veya 9 kattan oluşur.

Altay Türklerine göre aydınlık alemi olan yukarıdaki alemde (gök) Ülgen ile ona bağlı iyi ruhlar bulunur. Orta dünyada insanlar yaşar. Aşağıdaki dünyada ise Erlik ile ona bağlı kötü ruhlar bulunur.

Şaman bunlar arasındaki iletişimi sağlar.

Şamanlığın Kökeni ve Kaya Resimleri

Şamanizmin ilk olarak nerde nasıl çıktığı bilinmiyor.

Bazı araştırmacılara göre Şamanizm inancını Paleolitik Döneme kadar indirgemek mümkün.

Son yıllarda ortaya çıkan arkeolojik kazılarda bulunan kaya resimleri Şamanizm ile ilişkilendirilmeye başlandı.

Örneğin Işıklı taç baş süslemeli şekiller. Kolları iki yana açmış şekilde resmedilmiş. Elbisesi bir altay şamanının elbisesine benzer şekilde yanlardan kurdele sarkıyor şekildedir.


Oroktoy kaya resimlerinden biri M.Ö. 3-1. yy
Resmin sağ tarafındaki insan suretli figür muhtemelen bir şaman.

Ayı  maskeli insan sureti M.Ö 4-3 yy

Şaman Sembolleri

Tuva Türkleri

Davul

Altay Türklerinde davul tokmağına «orbu» denir. Bu tokmak kayın ağacından veya sıgun (geyik) boynuzundan yapılır. Davul tören sırasında kamın ruhu dünyayı dolaşırken taşıt, karada gezerken at, sulardan geçerken kayık, tokmak ise kamçı, kürek, göklere çıkarken de kuş görevi görür” (İnan, 1952: 93- 96).

Her kamın davulu ölümünden sonra bir ormana götürülerek, parçalanıp, bir ağacın dalına asılır. Kamın ölüsü de bu ağacın dibine gömülür.

Davulların süslenişinde dünyalar arasındaki geçişleri görmek mümkün.

Yukarıdaki resim Sami halkı davulunun bir örneğidir. Üst kat gökleri (cenneti) Orta kat dünyayı (yeryüzünü) Alt kat yeraltını (cehennemi) tasvir eder.



Zengin bir şekilde boyanmış Altay davulu (tüngür). Davulun dış yüzeyinde dev bir dünya ağacı sembolü olan fetişler (şaman ata ruhları) görülüyor. Güneş ve ay sembolleri altında kurban edilecek atları hazırlayan şamanlar vardır. Altaylılara göre güney, ayın karısıdır.

Şaman Elbisesi

Şaman cübbesi gelenek olarak otuz parçadan yapılır denilsede bu sayıyı altmışlara kadar çıkarmak mümkün. Cübbenin asıl kısmı maral ya da beyaz koyun derisinden yapılan bir cekettir. Şaman dünyasında öteki âlemde bulunduklarına inanılan varlıkların sembolleri olan parçalar bu ceket üzerine dikilir.

Altaylılarda Kam giysisinde ya da cübbesinde, ruhları kovmak için kollarda, sırtta küçük zil ve çıngıraklar mevcuttur

Sibirya Şaman Kostümü

Anohin, “Altay Şamanizmine Ait Materyaller’’ adlı eserinde Altay Şaman giysisindeki parçaları şöyle özetlemektedir;

  • Cübbe ve hırkaya benzeyen üstlük,
  • Başlık,
  • Kuzeyde oturan halklarda göğüslük,
  • Eldiven,
  • Yüksek konçlu ayakkabı

Bu bağlamda elbisenin şaman için bir güç kaynağı olduğunu söyleyebiliriz. Maddi sıkıntılar yüzünden cübbe sahibi olamayan şamanlar ruhlara karşı savunmasız kalır.

Eğer bir şaman, hastayı iyileştiremez ve hasta ölürse şaman giysisini ancak o zaman atabilir. Hastanın ölmesi artık giysinin kirlenmiş olduğunu gösterir.

Şaman elbisesinin barındırdığı güç elbiseye yapışan ruhlardır. Bu ruhlar elbisenin özel olmasını sağlar. Şaman elbisesi hangi şaman için yapılmışsa o şaman ile bütünleşir.

Ehli olmayan bir kişinin elbiseyi giymesi, ruhların kontrolsüz  kalmalarına neden olur ki bu da toplum için bela anlamına gelir.

Yani elbise hem şaman için hem de elbisede var olduğuna inanılan ruhlar için özeldir.

Şaman elbisesindeki simgeler, şamanın kişiliğiyle birleşerek soyut dünyayı somut dünyaya taşırlar. Şaman, özel giysi ve unsurlarıyla bu dünyaya uyum sağlamış olur.

“Şamanı bir kuş haline getirecek olan tüyler, kanatlar ve gaganın, bir memeli hayvana dönüştürecek kemikler ve boynuzların yani onu toplu olarak hayvan dünyasının hayatına katmak için gerekli her türlü aracın elbisenin üstüne takılması söz konusu olacaktır” (Roux, 2002:64).

 Bu bağlamda kullanılan unsur ve semboller iki dünya arasındaki geçişi ve iletişimi kolaylaştırır.

Şaman başlığı, şaman giysisininen önemli tamamlayıcı unsurudur. Şamanlar esrik haldeyken ruhlarını korumaya gayret ederler. Başlıktan dışarıya çıkan boynuzlar kozmik güçlerle ilişkiyi sembolize etmektedir. Başlıkta geyik boynuzu ya da tüyler bulunduğu görülmektedir.

Radloff’a göre, Kırgız Şamanları davul yerine kopuz/kobus çalar. Ayrıca dört köşeli tahta, zil ve çıngırak takılı asası vardır. Baksı bu vesileyle transa geçer.

Sibirya Şaman Maskesi

Maske

Maske, Şamanist boylar arasında çok yaygın olmayan bir uygulama olmakla birlikte Buryat’larda, Sibirya’da, Kuzey Asya’da maskenin çok sık görülmektedir.

Daha ziyade ölü törenlerinde ölen kişinin ruhu tarafından tanınmamak için kullanılmıştır.

Şaman Ağacı

Şaman inancında Ağaç önemli bir unsurdur. Ağacın gök katmanlarını ve farklı dünyaları birleştirdiğine inanılır.

Şamanistler dünyanın ortasında koca bir ağaç hayal ederler.  Bu dev ağaç yeri ve göğü birbirine bağlayan ve esrime anında gidilmesi gereken bir «yol» dur.  Ağacın yükselişi şamanın göğe çıkışını temsil eder.

Şamanizm Kökenli Türk Örf ve Adetleri!

Kurşun Dökmek: Şamanizm’de buna “kut dökme” denir. Kötü ruhlardan birinin çaldığı kutuyu “talih, saadet unsurunu” geri döndürmek için yapılan bir sihri ayindir.

Sağ Ayak: Kapıdan çıkarken sağ ayağın önde olması da Şaman kültüründen kalma bir ritüeldir. Sol ayakla geçmenin kişiye uğursuzluk getireceğine inanılır.

Su dökerek uğurlamak: “Su gibi rahat gidip, gelinsin.” amacıyla uygulanır.

Ağaçlara bez parçaları bağlamak: Şamanizm inancında bez ve çaput bağlamak dilek dileme şekliydi. Küçük kumaş parçaları genel olarak ağaçlara çok önem verildiğinden ve yaşamın sembolü kabul edildiğinden ve yaşam üzerinde muazzam etkileri olduğu düşünüldüğü için bunların dallarına bağlanır ve dileğin gerçekleşmesi beklenir. Günümüz Türkiyesi’nde bu eski gelenek halen devam etmektedir. Temelinde ise doğadaki her varlığın bir ruhu olduğu inancı yatmaktadır.

Tahtaya Vurmak : Eski Türkler göçebe oldukları için, daha önce girmedikleri ormanlara girerken, ormandaki kötü ruhları kovmak için ağaçlara vurup bağırarak gürültü çıkarırlardı. Bu davranış aynı zamanda doğa ruhlarına kötü olayları haber verip onlardan korunma dilemek amaçlıdır. Tahtaya vurma adeti, sadece Türk kültüründe değil bir çok Avrupa kültüründe de vardır.

Su İçerken Kafanın Elle Desteklenmesi : Su içerken insan aklı başından kaçabilir diye Şamanizm’de kafa elle tutulurdu.

Yazımı, bir Teleüt şamanı tarafından Tanrısına söylenmiş, saygı ve dilek duası ile bitiriyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim, başka bir yazıda görüşmek üzere.

Sevgiyle ve Sanatla Kalın…

Ey yükseklerde yaşayan Gökler hanı Kan Abıyaş,    
Yerden otlar,
Ağaçlardan yapraklar çıkarttın,
Butta etler,
Başta saçlar büyüttün,
Ey varlıkları yaratan,
Onlara sen gök oldun,
Ey Altmış güçlü han,
Babamı yükseklere aldınız,

Ey sen yüksek Ülgön Bay!
O annemi yükseklere aldı,
Tanrım, sen hayvan ver!
Tanrım, sen ekmek ver!
Eve bir başkan ver!
Varlıkları sen yarattın,
Onlara sen gök oldun!
Babam aracılığıyla sana yalvarıyorum; Ey baba, beni kutsa!
Ey baba, bana yardım et!

Yararlanılan Kaynaklar:

  • Mihaly HOPPAL, Avrasya’da Şamanlar, Yapı Kredi Yayınları, 2012
  • Wilhelm RADLOFF, Türklük ve Şamanlık, Örgün Yayınevi, Mart 2008
  • Yasemin OĞUZ GÜNER, Şaman Giysi Unsurları Üzerinde Kullanılan Semboller, Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Geleneksel Türk Sanatları Ana Sanat Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Isparta, 2017
  • Jean Paul ROUX, Eski Türk Mitolojisi, Bilgesu Yayıncılık, 1.Baskı – 2011, s. 116-121
  • Prof. Dr. Abdülkadir İNAN, Müslüman Türklerde Şamanizm Kalıntıları

Cevap Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.