Tarihi Galata Kulesi Efsaneleri

TAKİP ET

İstanbul denilince akla ilk gelen tarihi yerlerden biridir Galata Kulesi. Peki hiç merak ettiniz mi yıllarca dilden dile dolaşan Galata’nın efsanelerini? Efsanelere geçmeden önce gelin Galata Kulesi ve semti hakkında biraz bilgi edinelim.

Roma Döneminde Galata

Galata Bölgesi, Romalılar döneminde İstanbul’un 13. mahallesi olarak kayda geçmiştir. 6.yy’da  Roma İmparatorlarından Jüstinyen Galata bölgesini düzenledi. 13.yy’da ise burada bir Ceneviz (Cenova) kolonisi kuruldu. Cenevizlilerin yerleşmesiyle beraber Galata, Roma İmparatorluğu’nun denetiminde özerk bir bölge haline geldi. Denizcilikte Cenevizliler kadar iyi olan Venedikliler de buraya geldiler ve buradaki limanlar vasıtasıyla ticaret yaptılar. Böylece Galata Bölgesi önemli liman kentlerinden biri oldu. Cenevizliler, bölgenin en yüksek yerine, gözetleme kulesi olarak Galata Kulesi‘ni inşa ettiler. Tabi o zamanlarda ki adı İsa Kulesiydi.

Ve Osmanlı Dönemi…

Galata Bölgesi, Osmanlı Dönemi’nde İstanbul’un, kadılıkla yönetilen 4 bölgesinden biriydi. Fatih Sultan Mehmet, otutturulmuş ticaret düzeninin farkındaydı. Ceneviz ve Venedik’lilerin kendine yarar sağlayacağını biliyordu. Bu yüzden, fetihten sonra onların ticaret ve iskan haklarına dokunmadı. Yapılan araştırmalara göre 1600’lerde nüfusunun %80’i Hıristiyandı. 70 Rum, 18 Müslüman, 3 Frenk, 2 Ermeni ve 1 Yahudi mahallesi vardı.

Dünyanın en eski 3.metro hattı da burada yer alır. 14 Ocak 1875’te açılışı yapılan ve Karaköy’den İstiklal’e çıkan tünel hattı 575 metre uzunluğa sahiptir.

Gelelim Galata Kulesi’ne Namıdiğer İsa Kulesi.

Kulenin, ilk yapımının Romalılara ait olduğu düşünülmektedir. Yapıya bugün ki şekliniyse Cenevizliler 1348 yılında vermiş.  Kule yığma moloz taş örgü sistemde inşa edilmiştir. Dış cephe taş örgüdür. Dokuz katlıdır. Silindirik gövdesi üzerinde ki pencereler tuğla örgülü yuvarlak kemerlidir. Ayrıca yüksekliği yaklaşık 70 metre, çapı ise aşağı yukarı 10 metredir. Ağırlığının ise 10 bin ton olduğu tahmin ediliyor.

İstanbul’un fethinden sonra Galata Kulesi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde farklı amaçlarla kullanıldı. 1509 yılında meydana gelen İstanbulluların “Küçük Kıyamet” olarak adlandırdıkları depremde ciddi zararlar gördü. O devrin önemli mimarlarından Hayrettin tarafından onarıldı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde hapishaneye çevrildi. Kasımpaşa tersanesinde çalışan mahkumlar burada tutuldular bir süre. 1500’lerin sonlarına doğru ise Takıyüddin Efendi tarafından buraya bir rasathane kuruldu.

Galata Kulesi, bitmek tükenmek bilmeyen İstanbul yangınlarına karşı gözetleme kulesi olarak kullanılmaya başlandı.  Kaderin bir cilvesi aynı yüzyılın sonlarında kulenin kendisi de yandı maalesef. Aradan yarım asır geçmeden tekrar yanan Galata Kulesi’ne 3.Selim ve 2.Mahmut dönemlerinde cumbalar eklendi. 1875 yılında İstanbul’da meydana gelen bir fırtınada çatısının uçtuğunu da biliyoruz. Cumhuriyet döneminde bir restorasyon daha geçiren Galata Kulesi, bugün restoran ve seyir terası olarak hizmet vermektedir.

Galata Kulesi Efsaneleri

Galata Kulesine Kiminle Çıkarsanız Onunla Evlenirsiniz, Ama…

Evet ilk efsanemiz Roma Dönemine dayanıyor. Romalılara göre,  birbirini gerçekten seven bir çift Galata Kulesine ilk kez birlikte çıkarsa evleneceklerine inanılırmış.

Bu dönemde birbirine kara sevdalı iki genç varmış. Aşklarından yanıp tutuşuyor, birbirlerinden başka kimseyi gözleri görmüyormuş. Ne yaptılarsa ailelerini evlenmeye bir türlü ikna edememişler. Son çare olarak Galata Kulesi gelmiş akıllarına.” Bugüne kadar nice aşıkları kavuşturmuş kule elbet bizi de kavuşturur” demişler. Kuleye çıkmaya karar vermişler.

Adamın içini kemiren ve sevdiğinin bilmediği bir durumu varmış. Delikanlı bu kuleye daha önce çıkmış ama başka bir kızla. Sevmediği bir kızı kandırmak için çıkarmış kuleye. Kızı kandırmışta. Ama sevdiği kızı görünce ona aşık olmuş ve diğer bütün kızlara kapatmış kalbini. Delikanlı bunun vicdan azabını çekip duruyormuş günlerdir. Bu durumu açıklayamamışta sevdiğine. Bir gün kızın ısrarlarına dayanamamış ve bir gece gizlice kuleye çıkmışlar.

İstanbul’un büyüleyen manzarası ayaklarının altında, sevdiği adam yanında, hiç olmadığı kadar mutluymuş genç kız. Kavuşucaklarının hayaliyle içi içine sığmıyor. Ama genç adam öyle değil, gözlerine hüzün çökmüş. Vicdan azabının bütün yükünü iyice hissetmeye başlamış omuzlarında.

Tam o sırada gök delinmiş. Şimşekler karanlığı yarıp aydınlatmaya başlamış etrafı. Bugüne kadar görülmemiş bir yağmur başlamış. Sevdalılar şaşırmışlar. Korkudan koşarak kaçmışlar kuleden. Delikanlı gerçekleri anlatması gerektiğini anlamış. Her şeyi anlatıp bir daha görüşmemek üzere ayrılmışlar.

O günden sonra kuleye çıkan aşıklardan biri daha önce Galata Kulesi’ne başkasıyla çıktıysa bu tılsımın bozulacağına inanılmaya başlanmış.

Galata Kulesi ve Kız Kulesi Arasındaki Yüzyıllık Aşk…

Bir başka efsanemiz Galata Kulesi ve Kız Kulesinin yüzyıllardır süren aşkı. Efsaneye göre birbirlerine aşık bu iki kule bir türlü karşısındakinin sevgisinden emin olamıyorlarmış. Aralarındaki boğaz yüzünden asla kavuşamayacaklarını düşünürlermiş. Ama bunu bilmek ne sevdalarını bitirirmiş,  ne de özlemlerini azaltırmış. Hezarfen Ahmet Çelebi’nin bir gün Galata Kulesi’ne çıkıp Avrupa yakasından Anadolu yakasına uçmak istediğini Galata Kulesi’ne anlatmış. Galata Kulesi’nin içi umutla dolmuş. Ve aşkla yazdığı tüm mektupları Kız Kulesi’ne iletmek üzere Hezarfen Ahmet Çelebi’ye teslim etmiş.

Ahmet Çelebi’de mektupları heybesine attığı gibi kendini Galata Kulesi’nin surlarından uçsuz bucaksız gibi görünen gökyüzüne doğru uçmaya başlamış .  Uçuşu sırasında Kız Kulesi’nin üzerine gelince mektupları kulenin üzerine bırakmış.  Aşkının karşılıksız kalmadığını gören Kız Kulesi mektuplardan sonra daha da güzelleşmeye başlamış. Galata Kulesi de bu güzellik karşısında sevgisinin tek taraflı olmadığını anlamış. Birbirlerine duydukları aşkları sayesinde yüzyıllar boyunca her şeye direnerek bugüne kadar gelmişler.

Kız Kulesi ve Galata Kulesi

“Demek sen Galata! ” Ben de Kız Kulesi, memnun oldum tanıştığımıza! Doğru söylüyorsun ! Sen de ben de çok yakışız bu masala. Bu şehrin efsunlu güzelleriyiz biz. Bin bir ses çarptı asırlık duvarlarınıza. Nasıl yani? Sen ve ben mi diyorsun ? Bir de bu şehir! İkimiz bir aşkın yüzünü İstanbul yaparız öyle mi? Deli olma !”        (Kız Kulesi’nden Galata’ya Mektuplar, Eda Tezcan)

Asırlardır göz göze bakarlar, bakarlar da, bir türlü kavuşamazlar. Yanıktır Kız Kulesi’ne Galata. Zerafetine, ihtişamına hayrandır. O büyük sevdası uğruna, kim bilir kaç kez sırılsıklam ıslanmıştır, İstanbul’un delice yağan yağmurunda. ( İbrahim Uğur Toprak)

Kaynak:  http://www.geziyourum.com/efsaneler/galata-kulesi-efsaneleri/.html

https://istanbul.ktb.gov.tr/TR-165615/galata-kulesi.html

https://www.tarihiistanbul.com/tarihi-galata-bolgesi-ve-galata-kulesi/

http://bilgimat.com/galata-kulesi-tarihi/

Cevap Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.