Sultanahmet Camii Hikayesi Ve Özellikleri

TAKİP ET

İstanbulun en önemli parçalarından biri olan Sultanahmet Camii, Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından Osmanlı Padişahı I. Ahmed emriyle yaptırılmıştır ve 1609-1617 yılları arasında yapımı sürmüştür. Cami mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği için ve yarım kubbeleri ve büyük kubbesinin içi de yine mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslendiği için Avrupalılarca “Mavi Camii (Blue Mosque)” olarak adlandırılır. Camiinin maliyeti oldukça yüksek olmuştur ve eşsiz mimarisi benzersiz süslemelerle tamamlanmıştır. Yapıldığı dönemde camide bulunan avizelerin hazine değerinde olduğu söylenmektedir. Ayasofya’nın 1935 yılında camiden müzeye dönüştürülmesiyle, İstanbul’un ana camii konumuna ulaşmıştır.

I. Ahmed

14. Osmanlı Padişahı I. Ahmed’ten bahsedercek olursak: 1590 yılında Manisa’da doğan Şehzade Ahmet, III. Mehmet’in oğludur. Celali fetretinden dolayı sancağa çıkamamış ilk padişah olup, babasının vefatı üzerine 1603 yılında henüz 14 yaşında iken tahta çıkmıştır. Onun dindar olduğu pek çok kaynakta geçmektedir. Osmanlı tarihinde en büyük yapılar arasında sayılan ve mimari özellikleri bakımından sanat tarihinde önemli bir yeri olan Sultan Ahmed Camii onun tarafından inşa ettirilmiş, kendisi de temel atılırken altın bir kazma ile terleyinceye kadar bizzat çalışmıştır. Bu kazma bugün halen Topkapı Sarayı’nda sergilenmektedir. Caminin inşaatı öncesinde cami yapılmadan önce pek çok yer bakılmış, en uygun yer Ayşe Sultan Sarayı’nın bulunduğu yer son derece uygun görülmüştür. Saray denize bakıyor, Oldukça büyük, Topkapı Sarayı’na yakın ve çevreside kalabalık değildi. Sarayın sahibi Ayşe Hanım’a 30.000 altın karşılığı mülkünü satın almıştır. Böylelikle Sultan Ahmed Camii şimdiki yerini bulmuştur.

Açılışı Ve Sonrası

Caminin inşası yedi yılda tamamlandı. Nihayet 1616 yılı 2 Haziran Cuma gününe gelindiğinde, padişah ve devlet erkânının katılımıyla, aynı yerde görkemli bir açılış merasimi yapıldı. Davetlilere padişah tarafından büyük bir ziyafet verildi ve cami dualarla açıldı. Sultanahmet Camii içindeki renkli aydınlık, çinilerle süslü duvarları, sedef süslü kapıları, 6 minaresi ve İstanbul’u güzelleştiren görüntüsü ile herkeste hayranlık uyandırmıştı. Halk bu camiye o zamanlar “Yeni Cami” ismini vermişti. Eminönü’ne Yeni Cami adıyla başka bir cami yapıldıktan sonra ise cami, bugünkü “Sultanahmet Camii” ismini aldı.

Sultanahmet Camii’nin 6 minareli tek cami olduğunu yukarıda belirtmiştik. Sultan Ahmet diğerlerinden farklı ve görkemli bir mabed inşa ettirmek için böyle bir istekte bulunmuştu. Ancak bu durum İslam camiasında tepki uyandıracaktı. Çünkü o dönemde altı minaresi olan tek mabed Mekke’de idi. Dolayısıyla bunun Kâbe’ye yapılan bir saygısızlık olduğu düşünülüyordu. Sultan Ahmet ise bu meseleyi İslam alemini memnun edecek bir yolla çözdü ve Mekke’ye 7. minareyi yaptırdı.

İşte eşsiz bir Osmanlı yapısı olan Sultanahmet Camii, benzersiz görüntüsü ile her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir. Bize düşen ise bu mirası en iyi şekilde korumak ve gelecek nesillere aktarılmasına yardımcı olmaktır…

Kaynaklar:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Sultan_Ahmet_Camii

https://www.eliteworldhotels.com.tr/blog/istanbulun-gozbebegi-sultanahmet-camiinin-tarihi.3355.aspx

Cevap Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.