Kadın İçin Midir Feminizm?

TAKİP ET

 

Biliyorsunuz ki, kadına yapılan cinayetler, tecavüzler, haksızlıklar her zaman oluyordu. Fakat son zamanlarda gündeme oturan şeyler epey canımızı yaktı. Ben bir kadın olarak kadını baştan sona; erkeği baştan sona ele almak istiyorum . Sorunun temeline inmek istiyorum. Her şeyin temeli olduğu gibi bunun da temeli tabi ki eğitim, eğitim.

Feminizmi Doğru Mu Biliyoruz?

Her şeyden önce her insan; insana, sadece insan olduğu için değer vermelidir. İnsan hakları; cinsiyet, dil, din, ırk ayırmaksızın eşit bir şekilde savunulmalıdır. Feminizm bunun için vardır. Feminizm, kadınları üstün görmek değildir. Bütün insanları eşit görmektir. Feminizm sadece kadın için değildir erkekler de feminist olmalıdır. Bütün insanlar feminizmi savunsa eminim haksızlık olmayacaktır.

Peki Neden Hala Feministlerin Kadın Üstünlüğüne İnandığı Algılanıyor?

Çünkü erkeklere tanınması gereken insan hakları, onlara zaten tanınıyor.Üzerlerinde baskı yok.
Kadınlar; eşit olalım derken ön plana çıkmış gibi görünüyor. Ne acı değil mi? Yani eşit olmak için erkekler duruyor, biz kadınlar yetişmek için koşuyoruz. Üstüne üstük bunu engellemeye çalışan çelme takan, taciz, tecavüz, cinayete kast eden karşı cinslerimiz var. Bunu engellemek için önce karşı cinse kadının değerini anlatmalı, anlatmalı ki hayatına kastetmeyi bırakın saygısızlık yapmaya çekinmeli. Sevmeli kadını ama heykel sever gibi sırf güzelliği için değil.

Kadın ve Kadının Hayatımızdaki Yeri Nedir?

Kadın sanat, kadın zeka ”Yeryüzünde gördüğümüz her şey kadının eseri” Atatürk

Kadın vicdan ”Kadın ayak altında ezilmeye değil baş üstünde taşınmaya layık

Kadın fedakarlık, kadın vefa ”Cennet annelerin ayakları altında” Hz.Muhammed

Kadın anne ”Pelikanların yavrularını nasıl beslediğini biliyor musunuz ? Anne pelikan yavrularının açlık çektiğini görürse kendi etinden parça kopararak onları besler ‘ Zülfü Livaneli

Kadın aklı bir labirent ”Erkekler kadınların söylediği şeyleri düşünürken, kadınlar erkeklerin söylemedeği şeyleri düşünür” Serkan Karaismailoğlu

Kadın zihindir ve diğer cinsten farkı ”beyni” ile düşünüp, hareket edebilmesidir.Kişi çocukken kadına verilen değer yüksek olmalısı gerektiğinin işlendiği bir toplum düşünün.Kadına saygısızlığın mümkün olamayacağı, çok çok kınanan bir şey olduğu öğretilmiş, kadınlara değer vermeyen insanların çok nadir görüldüğü bir toplum düşünün…

”Kadınları ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir.Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor
görür.” sözünün benimsendiği bir toplum. Bu toplumda ne kadar görebilirsiniz cinsi ezilimi?

Kadın Son Dönemde Neden Daha Fazla Haksızlığa Uğruyor?

Bakın bir şey ne kadar anlatılır, ne kadar gündem olur yayılırsa, hakettiği cezalar da verilmez ise o kadar
normalleşir. Oyuncu Kerem Bursin:” Kadınlara şiddeti kınamak için sürekli kadınlara şiddet içerikli yayınlar yapılıyor.Bunu yapanlar kınamak için yaptıklarını iddia ediyor.Evet kınıyor olabilirler ama normalleştiriyorlar ve insanların bilinç altına bu çok sık yapılıyor düşüncesi işliyorlar.”demişti.

Nasıl Manipüle Oluyoruz?

İnanılmaz haklı. Çünkü zihinler çok sık ve fazla olan şeylere manipüle olur; kişi: ”Vay be bir yapan ben değilmişim. Kadına şiddet yapılıyor normal. Zaten herkes yapıyor bunu.”der.Örneğin çocuğa tecavüz asla akıl almaz bir şeydi. Pedofilik bir birey kendini anormal görüyordu, belki kendi ile savaşıyordu.Şimdi o kadar çok duyuyoruz ki hem bize imkansız gelmemeye başladı hem pedofilik biri ”vay be benden çok varmış, normalim demek ki”diyor. Hayvanlara nesnelere tecavüz ediliyor, akıl alır bir şey mi? Ama evet ya oluyor ben de duydum diyoruz. Heh dedik ya artık bu ”normal” oldu. Size çok uç bir örnek vereceğim.Şuan normal olan şeyler bir zamanlar uç-tu. Bir insan bedeni yiyebilir misiniz? İnanılmaz değil mi? Peki dünyanın bir yerinde yapılıyor desem.O dünyanın bir yeri ne kadar uzak geldi değil mi size? Başıma gelmez dediniz. Peki bunu sık sık duysanız? Tv ekranlarında; dizi, magazin ve haberlerde, sosyal medyada, basında, duyumlarda; sağda solda, her yerde görüyorsunuz. Normalleştiğini düşünün. Ne korku dolu bir hayat. Değil mi?

Çocukluktan İtibaren Manipüle Olduğumuz Yanlışlar

İnsan çocukluktan başlayarak ne gördüyse onu bilinç altına yerleştirir. Belki farkına varmadan yaşamının her evresinde öğretilenlere, gösterilenlere, duyurulanlara manipüle olur. Bir hikaye anlatacağım en çok yaşanandan… Çocuk, pipisini amcalara gösterdi. Amcalarda bayram sevinci..Dünyanın en gerekli organını gördüler çünkü.
Bebek terledi, çırılçıplak soydular, evde, misafirlikte, mahallede böyle gezdi.
Bu hakka sahipti çünkü pipisi vardı.
Bebek biraz büyüdü.
Sünnet olacak.
Davullar, zurnalar, hediyeler… Çocuk düşündü:
“Sanırım bu çok önemli bir organ..”
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Üç beş güzel kız var gittikleri yerde, annesi babası dedi ki:
“Hangisini alayım oğlum sana?”
Çocuk düşündü:
“Sanırım karşı tarafa sormaksızın seçme hakkım var.”
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Çocuk acıktı, sofrasını varsa kız kardeşleri ve annesi hazırladı.
Yemek bitince topladılar.
Çocuk düşündü:
“Sanırım kız çocukları, yetişkin kadınlar bana hizmet etmekle yükümlü.”
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Kalabalık bir yemek daveti, herkes masaya sığamayacak.
Erkekler ve yaşlılar masaya oturdu.
Çocuğu da masaya oturtturdular.
Annesi ve varsa ablaları yerde oturuyordu.
Çocuk düşündü:
“Sanırım önemli olan erkeklerin konforu.”
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Servis yapılacak, önce erkeklere yemek verildi, erkekler yardım etmedi.
Çocuk düşündü:
“Sanırım öncelikli olan erkeklerin karnının doyması.”
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Çocuğun kız arkadaşı oldu.
Bütün sülale duydu.
Herkesin ağzı kulaklarında.
Densiz bir amca:
“Neler yapacan bahim gızlaraa” dedi.
Çocuğun anne ve babası:
“Oğlumdan iyisini mi bulacak?” dediler.
Çocuk düşündü:
“Sanırım en iyisini hak eden benim ve bu yüzden kızlara rızayla ya da rızasız istediğimi yapabilirim.”
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Çocuk büyüdü, arkadaşlarıyla dışarı çıktı, eğlendi.
Eve geç geldi, paşalar gibi karşılandı.
Kız kardeşi eve geç geldiği için azar işitirken, dövülürken.
Genç düşündü:
“Sanırım eve istediğim saatte girip çıkabilirim.”
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Kavga etti, ağzı burnu kan içinde.
Annesi, babası:
“Koçum benim, helal olsun” dedi.
Genç düşündü:
“Sanırım güçlüyüm ve sorunlarımı bu şekilde halledebilirim.”
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Genç büyüdü.
Ama bir türlü adam olamadı.

 

Bir Erkek Dilinden Kadın ve Adam Olmak

Okan Bayülgen bir erkek olarak, adam olamayanlara şöyle der : ”Düşen sütyen askın yok. Canını acıtan ağda, cımbız yok. Duştan sonra saatlerce uğraşacağın saçın yok. Karnında taşıyacağın bebek yok. Sancısını çekeceğin reglin yok. Cinsel ilişkiye girsen kaybedeceğin hiçbir şey yok. Tek başına gece dışarı çıksan laf atacak kimse yok. Şort giysen bakacak insan yok. Altı üstü bir adam olacaksın. Onu da olamıyorsan geber daha iyi.”

Okan Bayülgen’in programına davet ettiği; yazar Azra Kohen ile yaptığı eğlenceli sohbeti izlemenizi istiyorum.

Videonun tamamı için : https://www.youtube.com/watch?v=aquxyGT_Tq0

Toplum Olarak Yaptığımız Hatalar Neler?

Bir toplum; kadında olmayan sadece bir et parçası farklılığını “güç” ve “iktidar”la bağdaştırmaya devam ederse, Kadının regl olmasını ondan gizlemesini beklerken, bir erkeğin sünnet oluşunu her yerde kutlarsa, her ikisi de karaktersizlikken, kadının aldatmasını “namussuzluk”, erkeğin aldatmasını “çapkınlık” sayarsa, kadının bakireliğini kutsar, bakiresizliğini ayıplar, erkeğin bakirliğini eziklik olarak görüp, ilk deneyimini “milli oldu” diyerek kutlamaya devam ederse o toplumda daha çok kadın ezilir.

Kadın Organıyla İlgili Bilmediğiniz Bir Şey Var

Bütün ahlaki değerleri sığdırmaya çalışılan kızlık zarına bilimsel bir açıklama da getirmek istiyorum; anne karnındaki bebeğin soyunu devam ettirebilmesi için doğanın aldığı bir önlem. Yani dış dünyanın mikroplarının karın içindeki steril dokulara ulaşmaması için. Eğer kızlık zarı olmasaydı, çişini kakasını altına yapan ya da farkında olmadan parmağını vajinasına sokan bir çocuğun vajinasından giren mikroplar karın zarına kolayca ulaşır ve bütün kız çocukları daha ergenlik çağına bile gelmeden, çocuk yaşta enfeksiyondan ölürlerdi.

Peki Toplumca Bildiklerimiz Neler?

”Ahlak ve namus denince sadece kadından konuşmaya başlayan herkes ahlaksız ve namussuzdur” olgusunun doğruluğunu ağzına almazsa; hayvana bile, bebeğe bile, nesneye bile tecavüz edilir iken kadının ne giydiği, saat kaçta dışarda olduğu önemli ise, şiddet uygulanan, öldürülen kadının hakkında ”acaba ne yaptı da öldürüldü?” diye düşünebilen ataerkil varlıklar bulunuyorsa,

Dört duvar arasında yaşanan kötü şeyleri, kadını susturarak gizletmeye devam ederek, konuşmayı isteyen kadınları “öldürürler seni, kocan o senin, otur katlan” diyerek susturmaya devam ederse, “Sever de, döver de!” diye bir deyimimiz varsa, siyasi alandaki temsil edilen erkek sayısıyla, kadın sayısı arasındaki uçuruma kimsenin sesi çıkmazsa, ve bir toplumda, bir erkek kendi gücünü sadece paradan ve vücudundaki kuvvetten alıyorsa, o toplumda daha çok kadın ezilir.

Kadınlara Düşen Sorumluluklar Nedir?

Kadınlara da düşer sorumluluk Mehmet Aslantuğ‘un dediği gibi ”Hiçbir kadın geleceğini bir adamın vicdanına, aşkına, günün sonunda bir gün aklının karışmasına bırakmamalı.” Hele bazı kadınların şu ‘beni alan almış’ lafı yok mu! Eşya mısın sen arkadaşım, peki alan almış diye mağara insanı gibi ol, tak koluna kelepçeyi emir bekle. Aynaya bakmana da gerek yok sen kendin için değil seni alan için varsın(!). Var oluş amacımız bir adama ömür boyunca boynunu büküp hizmet etmek değil sevgili hemcinslerim.

”Pamuk Prenses’in uyanmak için prense değil,  eğitime ve cesaretlendirilmeye ihtiyacı var.” Güler Sabancı

 

Hemcinslerime Sesleniş

Kadının değerini en önce kadın vermeli. Her zaman kendinize en çok değeri verin.Kendinize en derin saygı duyduracak da sizsiniz, fikirlerinize hayran bırakacak da. Özgüveniniz sonsuz olsun. Kendi değeriniz kadar değerli olan yanınızda olsun.

Dostoyevski, Yeraltından Notlar kitabında şöyle der :”Eğer bir kadın kendi durumundan kurtulmak için bir prens bekliyorsa onursuzdur.” 

 

Kimsenin Sizi Daha Az Kadın Hissettirmesine İzin Vermeyin

Size zarar verene, ruhunuzu emene, size iyi gelmeyene asla katlanmayın. Asla boyun eğmeyin. Yok değişir, yok düzelir demeyin. Psikolojik ve fiziksel şiddeti asla ama asla affetmeyin.

Kendi ayaklarınız üzerinde durun, güçlü olun. Ve bunu kesinlikle karşı tarafa hissettirin. Kendi ekonomik özgürlüğünüzü sağlayın. Mesleğiniz olsun. El açmayın bir erkeğe. Kendiniz belirleyin ekonominizi.

Kendi ayaklarınız üzerinde durun her zaman sadece erkeklere değil hiç kimseye muhtaç olmadan yaşayın. Kimseyi hayalleriniz için beklemeyin. Bulunduğunuz ortamdan kaçmak için oturup birinin çekmesini beklemeyin kalkın.

Kadın Anne Olunca Ne Yapmalı?

Kadın anne olduğunda en büyük sorumluluk yine annenin.Çocuğa eğitimi verirken anne büyük rolü üstlenir. Çünkü çocukla en büyük vakti o geçirir. Bilinçli olmalıdır. Bir kadın olarak vermesi gereken eğitim çok da zor değil aslında kendine yapılan haksızlıkları doğal karşılamamalı ,bunu da nesilden nesle aktarmamalıdır. Kızına da oğluna da doğrusunu öğretmelidir.

Çocuklar en başta anne babasını örnek alarak, onları izleyip taklit ederek öğrenir. Anne öğrenmeli, öğretmelidir.  

Okula daha ilk adımlarını attıklarında insan haklarını, kadın erkek değerlerinin eşitliğini, hiçbir şiddetin kabul edilemez olduğunu, kendilerini nasıl ifade edeceklerini öğretmeliyiz.

Ancak bunları öğretirsek bir şeylerin yoluna girmeye başladığını görebiliriz. Toplumun büyük çoğunluğuna yayılmış bir davranışı, bir algıyı değiştirmek istiyorsak, bunu sadece eğitimle yapabiliriz.

 

Cevap Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.