Her Hafta Bir Deneme: “Emekleyen Tanrı”

0

Kaybedecek bir şeyimiz yok, sıradan arkadaşlıklarımızdan başka. Elimizdeki bütün iyi – kutsal değerleri yitirmekte mahiriz baya. Bunu Lennon – imagine dinlediğim için yazmıyorum kesinlikle ve bugün yazdıklarım da dahil olmak üzere hiçbirini dünya barışı için yazmadım.

Buna rağmen daha ideal, anlaşılır ve biraz da çiçekli böcekli bir dünya da mümkün ve bu fikir bile içimi ısıtmaya yetebiliyor bazen. Eskiden insanları anlamak zor geliyordu, önce emekleyerek sonra konuşarak onları taklit etmeye çalışmamız bundanmış, anladım. Tanrının anlaşılmak için insanı yarattığı söylenir. “anlam” arayışımıza ilahi bir lütuf yüklenmiş olmasının sorumluluğunu istemsiz olarak alsak da; ruhsal yapımız bunu hiçbir zaman üstlenmez. Bundan varoluş gayemizin, tanrıyı anlamaya çalışmak veya böyle bir çıkarımda bulunmanız beni üzer, daha kapsamlı  durumlar  için üzülmeyi tercih ederim. Kaldığım yerden devam etmeliyim diyorum bazen ama nerde kalmıştık. Küçükken ıskaladığım gerçekler hala dolanıyorlar etrafımda, şuan onları mı arıyorum, emin değilim!

Ve belki de hiçbir zaman özlediğim, gizleyemediğim ve aşkı içimde paslanmış arzularımın kölesi olmuşumdur da farkında değilimdir. Kim bilir! Yalnızlığın ve düşünmelerin insanı sürükleyebileceği en yüce aralık nedir?

Zihnimde saklı olan (en azından dokunabildiğim) herhangi bir zamanda – herhangi bir şeyleri gün yüzüne çıkarıp onurlandırıyorum kendimi ve çıkarıp yapıştırıyorum bu rezil sayfalara, kaybederek de cezalandırıyorum.

İçimizden çıkan inciler dışımızı aydınlatsın, tanrı iç disiplin ve mistisizmi korusun!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.