Türk Mitolojisinde Gulyabani

TAKİP ET

Süt Kardeşler

Gul-i Biyâbânî ya da nâm-ı değer gulyabani… Hepimiz bu yaratığı Ertem EĞİLMEZ’in “Süt Kardeşler” filminden hatırlamaktayız. Şüphesiz çocukluğumuzun en korkutucu yaratıklarından biriydi. Hele filmde adeta insanin kanını donduran fon müziği eşliği eşliğinde ağaçlar arasında salınarak yürümesi ve o mükemmel sinema oyuncularının korku dolu bakışları kusursuz dokudukları rolleriyle bizi başka bir aleme götüren bir sahneyle karşılaşmıştık.

Türk Mitolojisinde Gulyabani

Mitolojik bir yaratık olan Gulyabani, genel olarak gezgin kimselere uğrayıp onlara zarar vermesiyle bilinmektedir. Anadolu kültüründe de ahu baba diye bilinen uzun boylu, büyük sopalı ve çiftlik halkının baş belası olan yaratıkla beraber anılan bu mitolojik yaratık, insan yediği düşünülen kocaman ve uzun sakallı bir dev olarak tasvir edilmiştir.

Türk mitolojisinde Gulyabani’ye kadın kılığında olduğuna inanılması sebebiyle Al Ana (kızıl renkli giysileri olan,kızın saçlı kötülük tanrıçası) ve Al kadını-karısı (lohusa dönemindeki kadınlara ve atlara musallat olduğuna inanılan yaratık) olarak da geleneksel bir isim verilmiştir. Guleybanı ya da Aleybanı (alyabani) olarak da bilinen Gulyabani, hurafeler sebebiyle korkunç bir varlıktır. Karanlık zamanlarda çölde ve mezarlıklarda koşan birinin gözüne canlı gibi görünür. Vücudu tüyle kaplı, kocaman, pis kokan bu varlığın ayakları tersine olurken bu mitolojik varlık, gündüzleri mezara girip geceleri hortlayıp çıkmaktadır. At binmeyi ve çocukları seven Gulyabani, aniden bir oyundan çıkıp çocuklarla oynar ve onları güldürür. Aynı zamanda çöllerin ve harabelerin de sahibi olan Gulyabani, yolcuların yolunu kesip onları yolundan geri döndürmekle de bilinmektedir.

Bütün vücudu sarı-kırmızı tüylerle kaplı karabasan soyundan gelen yaratık, dağ yamaçlarında ve kimsenin olmadığı çöllerde akşam üstü ortaya çıkarak avcılarla insan gibi konuşmaktadır. Aynı zamanda insanımsı olan Gulyabani, avcılara bir şeyler karşılığında güreş yapmayı önerir. Avcı kazanırsa sessizce çekip gider. Ama eğer Gulyabani kazanırsa avcı, uzun zaman hasta yatacak demektir ve bu da bir felaketin habercisidir. Çünkü çölde ya da harabede yalnız başına yatan birinin ayağının altını yalaya yalaya kan çıkacak kadar inceltir ve sonrada kanını içerek onu öldürür. Gulyabani’nin varlığının Arap rivayetlerine bağlı olduğu ve “ıssız yerin ruhu” olarak adlandırıldığı da en yaygın efsane olarak bilinmektedir.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Gulyabani

Cevap Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.