Boynuzlu Musa Heykeli’nin Sırrı Nedir?

TAKİP ET

Boynuzlu Musa Heykeli olarak bildiğimiz asıl adı “Musa’nın Hükmü”  olan bu başyapıt Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simon (1475-1564)  tarafından II. Julius’un mezarı için yapılmıştır. Mezar için bir çok eser tasarlayan Michelangelo, başka işlerle de uğraştığı için ne yazık ki tasarladığı bütün eserleri bitirememiştir.

Michelangleo’nun Musa’sı Roma’da yaklaşık 600 yıldır San Pietro in Vincoli Kilisesi’nde bulunuyor.  Musa’nın sağında ve solunda dışa dönük canlı bir yaşamla içe dönüklüğü temsil eden Lea ve Rahel heykelleri yerleştirilmiş.

Hz. Musa on emri halkına bildirmek için Sina Dağına (Tur Dağı) çıkar. Kırk gün kırk gece orada bekler. Geri döndüğünde ise halkının iman etmeyi bıraktıklarını, altından bir put yapıp ona tapmaya başladıklarını görür. Hz. Musa kızar, hiddetlenir. Michelangelo’nun Musa’sı tam bu anının tasviridir.

Mezar anıtının tam merkezinde bulunan Hz. Musa bir eliyle on emir tutmakta diğer eliyle ise sakalını karıştırmaktadır. Musa uzun sakallı, bıyıklı ve erk (güç) sahibi olarak tasvir edilmiştir. Bunu insan üstü boyutlarından, oturuş pozisyonundan, kaslı ve heybetli  vücudundan anlayabiliyoruz. Musa’nın yüzüne ise ona ihanet eden İsrail oğullarına duyduğu öfke ve kızgınlık işlenmiş. Michelangelo Hz Musa’nın başına iki boynuz adet boynuz işlemiş.

Peki Musa Heykeli Neden Boynuzlu Tasvir Edilmiştir? Sırrı Nedir?

Boynuzların büyük bir anlam, gizem taşıdığını düşünsekte aslından her şey bir yanlış anlaşılmadan bir çeviri hatasından ibarettir.

Kutsal kitap Tevratta Hz. Musa’nın Sina Dağdan inişiyle ilgili şöyle yazmaktadır:

29Musa elinde iki antlaşma levhasıyla Sina Dağından indi. RAB’le konuştuğu için yüzü ışıldıyordu; ama kendisi bunun farkında değildi. 30Harun’la İsrailliler Musa’nın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.”

Metinde İbrahice olarak geçen ‘qaran-keren’ kelimesi, ‘ışıldama – ışık halesi’ demektir; ama bu kelime köken itibariyle ‘boynuz (ibranice de ‘koç boynuzu, güç sahibi’ anlamında)’ anlamına da gelmektedir. Çeviriyi yapan Aziz Jerom, bu iki anlamı karıştırmış, çeviriyi:

“Ve Musa daha sonra Sina Dağından iki antlaşma tabletiyle indi. Lord ile konuştuğu için yüzünün ‘boynuzlu’ olduğunu bilmiyordu. Ve Harun ve İsrail’in çocukları Musa’nın ‘boynuzlu’ suratını görünce, yanına yaklaşmaya korktular.”

şeklinde yazmıştır.

İşte çevirideki bu hata Michalengelo’nun Hz. Musa heykelini boynuzlu tasvir etmesine yol açmıştır. Çevirideki bu yanlışlık yıllar boyunca farkedilememiştir.

Son bir notla yazımızı bitirelim. Michalengelo, yonttuğu bu mermere o kadar çok bağlanmış, o kadar güçlü bir bağ kurmuş ki onun sadece bir taştan ibaret olduğunu unutup heykeli bitirdikten sonra, elindeki çekici yere fırlatıp:

“- Konuş ya Musa! Konuş! Haydi kalk gidelim!”

dediği söyleniyor.

Bu bilginin doğruluğu kesin olamasa da şunu biliyoruz ki; Her sanatçı yaptığı eserle duygusal bir bağ kurar, ona kendinden parçalar ekler. Sanatçı eserini istemeden de olsa kutsallaştırır. Bizim için mermerden, ahşaptan, tuvalden yada başka herhangi bir nesneden ibaret olsalar da, bu eserler, onlar için canlıdır; belli bir ruhu barındırır.

Kaynakça:

http://gazeteport.com/  (erişim tarihi, 11.09.2016)

https://netnedir.com/    (erişim tarihi, 14.11.2018)

http://www.birdakikadageziyorum.com/

Cevap Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.